A2 Seviye

Almancada wenn Bağlacı (Şayet, -se, sa)

Türkçede “şayet, eğer, ise, -se/sa” gibi anlamlara gelen wenn bağlacı, anlamlarından da anlaşılacağı üzere şart bildiren cümlelerde kullanılır.

wenn Bağlacı

Tıpkı Türkçede olduğu gibi Almancada da şart cümleleri iki kısımdan meydana gelir. Birinci kısım bir şart bildiren kısımdır. İkincisi ise ilgili şart gerçekleştiği takdirde ortaya çıkacak durumdur.

Wenn ich genug Geld habe1, kaufe ich ein neues Auto2.
Yeterli param olursa1, yeni bir araba alırım.2

Yukarıdaki cümlede de görüldüğü gibi şartı gösteren bölüm “Yeterli param olursa” kısmıdır. Virgülden sonra gelen “yeni bir araba alırım” cümlesi ise olay gerçekleştiğinde yaşanacak durumu anlatmaktadır. Yani yeni bir araba almam yeterli paramın olmasına bağlıdır ve aksi takdirde bu olay gerçekleşmeyecektir.

Yukarıdaki cümle wenn bağlacının cümlede kullanımını göstermiştir. Aşağıdaki örnekte ise iki farklı cümlenin wenn bağlacı kullanarak şart cümlesi oluşturulması anlatılmıştır:

Wir essen Kuchen (Pasta yiyoruz). Wir haben kein Brot (Ekmeğimiz yok).

Wir essen Kuchen. Wir haben kein Brot.
Wir essen Kuchen, wenn wir kein Brot haben.
Ekmeğimiz yoksa pasta yeriz.

❗ Opsiyonel olarak dann (-o zaman) kelimesi kullanılabilir:

Wenn sie kein Brot haben, (dann)sollen sie Kuchen essen!
Ekmek yoksa (o zaman) pasta yesinler!

Yukarıdaki örnek bize gösteriyor ki, bir şart cümlesini oluşturabilmek için iki cümle kullanılmaktadır. Haliyle bu iki cümle wenn bağlacı ile birbirlerine bağlanırken bazı temel kurallar uygulanır. Bu kurallar aşağıdaki gibidir:

  • Yan cümlecik ve esas cümlecik birbirlerinden virgülle ayrılırlar.
  • Wenn bağlacı olan cümlede fiil özneye göre çekimlenerek en sona atılır.
  • Yan cümlecikte haben, sein, werden veya können, wollen,… cinsinden bir yardımcı fiil varsa bu özneye göre çekimlenerek yan cümleciğin en sonunda ve yan cümleciğin esas fiilinin hemen arkasında yer alır.
  • Yan cümleciğin fiili ayrılabilen bir fiil ise bunun takısıyla esas fiil kısmı birbirinden ayrılmadan en sonda yer alır.
  • Yan cümlecik ilk sıraya da gelebilir. Böylesi bir durumda virgülden sonra esas cümleciğin fiili gelir (Cümlenin Türkçe anlamında bir değişiklik olmaz).

Ich kann Deutsch lernen, wenn ich nach Deutschland gehen.
Wenn ich nach Deutschland gehe, kann ich Deutsch lernen.
Eğer Almanya’ya gidersem Almanca öğrenebilirim.

Sie können gesund sein, wenn Sie sich ausgewogen ernähren.
Wenn Sie sich ausgewogen ernähren, können Sie gesund sein.
Dengeli beslenirseniz sağlıklı olabilirsiniz.

Ich freue mich, wenn ich dich sehe.
Wenn ich dich sehe, freue ich mich.
Seni gördüğümde mutlu oluyorum.

Man kann abnehmen, wenn man eine Diät macht.
Wenn man eine Diät macht, kann man abnehmen.
Diyet yapılırsa kilo verilebilir.

Ich kann schwimmen, wenn es erlaubt ist.
enn es erlaubt ist, kann ich schwimmen.
Eğer izin verilirse yüzebilirim.

Ich gehe einkaufen, wenn es nicht regnet.
Wenn es nicht regnet, gehe ich einkaufen.
Yağmur yağmazsa alışverişe gideceğim.

Ich gehe allein ins Kino, wenn Thomas nicht in fünf Minuten kommt.
Wenn Thomas nicht in fünf Minuten kommt, gehe ich allein ins Kino.
Thomas beş dakika içinde gelmezse yalnız sinemaya gideceğim.

Esas Cümlecik Emir veya Soru Cümlesi Olduğunda

Esas cümlecik yerine bir soru cümlesi veya bir emir cümlesi de pekala gelebilir. Böylesi durumlarda bunu en başta kullanmak doğru olacaktır. Ki, zaten başa gelen bu soru cümlesinde veya emir cümlesinde hiçbir değişiklik olmaz.

Schreibe die Übungen noch einmal, wenn du sie falsch geschrieben hast!
Alıştırmaları yanlış yazdıysan bir kere daha yaz!

Von wem kannst du Geld bekommen, wenn Mark dir kein Geld schickt?
Mark para göndermezse kimden para alabilirsin?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyicisi :'(

Sitenin varlığını sürdürebilmesi adına reklam engelliyicinizi (Adblocker) kapatmanızı rica ediyoruz.