B2 Seviye

Almancada Zaman Bildiren Edatlar

Edatlar konusunu bölerek ve seviyeye uygun olarak anlatmayı uygun gördüğümüzden Almancada zaman bildiren edatlar konusunu ayrı bir başlıkta ele aldık. Bu konu öncesinde ismin i-hali ve e-hali konularının öğrenilmesini tavsiye ederiz.

Almancada Zaman Bildiren Edatlar: Temporale Präpositionen

vor, nach, während, bis, seit, für, um, bei, gegen, … gibi edatlar başka bir sözcüğün önünde edat olarak zaman bildirmek için kullanılabilirler. Belirli bir zaman aralığı (die Zaeitdeuer) ve belirli bir andan (der Zeitpunkt) bahsedişlerde kullanımları olabilir. Genel olarak aşağıdaki soru ifadelerine verilen cevaplarda kullanılabilirler;

wann
ne zaman?
bis wann?
ne zamana kadar?
seit wann?
ne zamandan beri?
von wann bis wann?
ne zamandan ne zamana?
um wie viel Uhr?
saat kaçta?
wie lange?
ne kadar zaman boyunca?

İ-Halinde Kullanılan Zaman Edatları

Bu edatlardan sonra gelen isim muhakkak isimin i-halinde (Akkusativ) olmak zorundadır.

bis (-e kadar)

Ne zamana kadar sorularına cevap verir.

Was machst du bis zum Abend?
Akşama kadar ne yapıyorsun
Die Schüler bleiben bis Mittag in der Schule.
Öğrenciler öğlene kadar okulda oluyorlar.
Der Arbeiter arbeitet bis 8 Uhr abends.
İşçi akşam 8’e kadar çalışıyor.
Die Schule läuft von Montag bis Freitag.
Okul Pazartesiden Cumaya kadar açık olur.
Ich arbeite von morgens bis abends.
Sabahtan akşama kadar çalışıyorum.
Almancada Zaman Bildiren Edatlar

um (-de/-da)

Um, zaman edatı olarak kullanıldığında -de, -da anlamı verir. Özellikle saatlerde sık kullanılır.

Ich habe einen Termin um 16:00 Uhr.
Saat 16.00’da randevum var.
Die Schule öffnet um 7:00 Uhr.
Saat 7.00’da okul açılıyor.
Der Bus fährt um 8:00 Uhr ab.
Saat 8.00’da otobüs kalkıyor.
Almancada Zaman Bildiren Edatlar

für (-boyunca, -liğine/-lüğüne/-lığına)

Zaman bildiren cümlelerde “belirli bir süre boyunca” gibi anlama gelmektedir.

Ich bleibe nur für drei Tage in Köln.
Yalnızca üç günlüğüne Köln’de kalacağım.
Thomas ist gestern für zwei Wochen nach Japan geflogen.
Thomas dün iki haftalığına Japonya’ya uçtu.

über (-boyunca, -süresince, -de/-da)

Für gibi bunda da zaman bildiren cümlelerde “belirli bir süre boyunca” gibi anlama gelmektedir.

Wir wollen über das Wochenende zu unseren Freunden nach Ankara fahren.
Hafta sonunda Ankara’daki arkadaşlarımızın yanına gitmek istiyoruz.
Wir besuchten meinen Schwager übers Wochenende.
Hafta sonunda kayınbiraderimi ziyaret ettik.

gegen (civarında, yaklaşık olarak)

Gegen zaman edatı olarak kullanıldığında civarında anlamı olarak kullanılır.

Ich weiß es nicht. Es müsste so gegen 15:00 Uhr sein.
Bilmiyorum. Saat 15:00 civarı olmalı.
So gegen 20:00 Uhr.
Saat 20:00 civarı.

E-Halinde Kullanılan Zaman Edatları

Bu edatlardan sonra kullanılan isim muhakkak ismin e-hali (Dativ) olmak zorundadır.

an (yanında, yakında)

Özellikle tarihlerde, haftanın günleri ve günün bölümlerinde yoğun olarak kullanılmaktadır. Daima ismin -e halinde kullanılır. an + dem = am olacak şekilde bir kısaltma sık rastlanan bir durumdur.

Ich arbeite nicht am (an dem) Samstag und Sonntag.
Cumartesi ve Pazar günleri çalışmıyorum.
Ich wurde am 05.07.1992 geboren.
05.07.1992′de doğdum.
Ich komme um 8 Uhr abends nach Hause.
Akşam saat 8′de eve geliyorum.

bei (-esnasında)

Eş zamanlı olaylar anlatılırken “enasında” anlamı vermek için kullanılır.

Ich kann bei der Arbeit nicht telefonieren.
İş yerinde telefon görüşmesi yapamıyorum.
Ich bin zwei Stunden später bei dir.
İki saat sonra yanındayım.

in (-de, -da)

Bir başka e-halinde kullanılan edat. Belirli bir sürenin belirsiz anlarında kullanılır. Özellikle mevsimler, aylar ile beraber kullanılırken -de/-da anlamı katar. Burada da bir kısaltma görülmesi kaçınılmaz; in + dem = im

Was machst du im September?
Eylül’de neler yapıyorsun?
Im Winter gehe ich oft nach Uludağ.
Kışın sıklıkla Uludağ’a giderim.
Der Zug wird in einer Minute ankommen.
Bir dakika içinde tren gelecek.

seit (-den/-dan beri, -dır/-dir)

Ne zamandan beri gibi sorulara cevap verir. Ardından gelen nesne daima e-halinde olduğu gibi geçmişte başlayıp şu anda da devam eden durumları anlattığı için cümledeki fiil şimdiki zamanda kullanılmalıdır.

Seit wann sind Sie in Deutschland?
Ne zamandan beridir Almanya’dasınız?
Das Auto existierte seit Bismarcks Zeiten.
Araba, Bismarck’ın zamanından beri var.

nach (sonra, sonrasında, -den/-dan sonra)

Nach edatı zaman zarfı olarak kullanıldığında “Sonra” anlamı katar.

Nach einem Tag konnten wir die Ergebnisse sehen.
Bir günün ardından sonuçları görebildik.
Die Katze kam nach drei Stunden zurück.
Kedi üç saatin ardından geri geldi.
Ich sehe die Testergebnisse nach zwei Stunden.
İki saat sonra test sonuçlarını görüyorum.

vor (önünde)

Vor edatından sonra kullanılan isim e-haline bürünür. “Önce” anlamı katar. Saatlerde kullanılan bir edattır.

Es ist Viertel vor drei.
Saat üçe çeyrek var.
Das Kind trinkt vor dem Schlafengehen Milch.
Çocuk uyumadan önce süt içiyor.
Er liebt den Hund vor der Arbeit.
İşe gitmeden önce köpeği sever.

von … bis (zu) (-den/ -dan … -e kadar)

Bis zaman edatı ile birlikte çok sık kullanılır.

Von acht bis zehnUhr.
Saat sekizden ona kadar.
Ich mache eine Pause von 12 bis 1 Uhr.
Saat 12′den 1’e kadar molada oluyorum.
Ich arbeite von morgens bis abends.
Sabahtan akşama kadar çalışıyorum.

ab / von … an (-den, -dan itibaren)

Ich beginne ab November eine neue Folge.
Kasımdan itibaren yeni bölüme başlıyorum.
Ab heute sind die Schulen im Urlaub.
Bugünden itibaren okullar tatil oluyor.
Die Liga startet nicht ab Februar.
Şubattan itibaren lig başlamıyor.

zwischen (-arasında)

İki tarih, iki zaman arasındaki ifadelerde kullanılır.

Zwischen den Monaten Mai und August hat es in diesem Jahr kaum geregnet.
Bu yıl Mayıs ve Ağustos ayları arasında pek yağmur yağmadı.
Sie kommt zwischen 6:00 Uhr und 7:00 Uhr.
O sabah saat 06:00 ile 07:00 arasında geliyor.

aus (-e/-a)

Geçmiş tarihlere ait zaman ifadelerinde kullanılır.

Diese Knochen dürften aus dem Paläolithikum stammen.
Bu kemikler yontma taş devrine ait olabilir.

İn-Halinde Kullanılan Zaman Edatları

Bu edatlardan sonra kullanılan isim muhakkak ismin in-hali (Genitiv) olmak zorundadır.

außerhalb (haricinde, dışında)

Außerhalb der Sprechzeiten wenden Sie sich bitte an den Notdienst.
Mesai saatleri dışında, lütfen acil servis ile iletişime geçin.
Außerhalb der Arbeit waren sie unzertrennlich.
İş dışında her şeyi birlikte yaptılar.

innerhalb (dahilinde, içinde)

Zahlen Sie bitte die Rechnung innerhalb eines Monats.
Lütfen faturayı bir ay içinde ödeyin.
Die Analyseergebnisse müssen innerhalb fünf Arbeitstagen vorliegen.
Analiz sonuçları beş iş günü içinde hazır olmalıdır.

während (boyunca, esnasında, sırasında)

Das Kind sitzt während des ganzen Tages zu Hause vor dem Fernseher.
Çocuk evde bütün gün boyunca televizyon karşısında oturuyor.
Früher wurden während des Checkpoints alle Aktivitäten gestoppt.
Geçmişte, kontrol noktası sırasında tüm faaliyetler durdurulmuştu.

Yorumlarınızı bu alana yazabilirsiniz.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu