B2 Seviye

Konjunktiv 2: III

Gerçek dışı karşılaştırma cümleleri (IrrealeVergleichsätze) ve Gerçek dışı sonuç cümleleri (Irreale Folgesätze) yapabilmek için Konjunktiv 2: III konusunu kullanırız.

Konjunktiv 2: III

Bu ders öncesinde Konjunktiv konularını öğrenmenizi tavsiye ederiz.

IrrealeVergleichsätze – Konjunktiv 2: III

Bu cümleler, gerçek durumu anlatan birinci parça ve “Konjunktiv II” olan ikinci parça olmak üzere iki kısımdan oluşur.

İkinci kısım genellikle “als ob” bağlacıyla başlayan ve fiilin sona gittiği bir yancümledir.

Bazı durumlarda da ikinci kısım, sadece “als” ile başlayan ve fiilin ikinci konumda yer aldığı bir ana cümle de olabilir.

Aşağıdaki formata göre yapılır;

Birinci kısımİkinci kısım
so + Adjektivals ob + Konjunktiv II Nebensatz
Gerçek durum Sanki öyleymiş gibi
Birinci kısımİkinci kısım
so + Adjektivals + Konjunktiv II Hauptsatz
Gerçek durum Sanki öyleymiş gibi
Sie sieht so müde aus, als ob sie die ganze Nacht gearbeitet hätte.
Sanki bütün gece çalışmış gibi yorgun görünüyor.
Es sieht so aus, als ob die Welle so hoch wie ein Haus wäre.
Dalga sanki bir ev kadar yüksekmiş gibi görünüyor.
Es sah so aus, als ob die Welle so hoch wie ein Haus gewesen wäre.
Dalga sanki bir ev kadar yüksekmiş gibi görünüyordu.
Ich fühle mich so müde, als ob ich seit zwei Tagen nicht geschlafen hätte.
Sanki iki gündür uyumamışım gibi yorgun hissediyorum.
Es kommt mir vor, als wäre er schon immer bei uns gewesen.
Sanki o hep bizimle birlikteydi gibi geliyor.

Irreale Folgesätze – Konjunktiv 2: III

Bir eylemin gerçekleşmesini engelleyen bir yetersizlik veya bir aşırılık durumunun ortaya çıkması sonucunda yapılan gerçek dışı sonuç çıkarma cümlelerini ifade eder.

Das Wasser im Meer ist zu kalt, als dass man baden könnte.
Deniz suyu yüzülemeyecek kadar soğuk.
Das Wasser im Meer war zu kalt, als dass man hätte baden können.
Deniz suyu yüzülemeyecek kadar soğuktu.
Niemand ist so klug, als dass er alles wissen würde.
Hiç kimse her şeyi bilecek kadar zeki değil.
Sie ist so krank, als dass er zur Arbeit gehen könnte.
İşe gidemeyecek kadar hasta.
Sie war so krank, als dass er hätte zur Arbeit gehen können.
İşe gidemeyecek kadar hastaydı.

Yorumlarınızı bu alana yazabilirsiniz.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu